Kahramanmaraş'ta Psikolojik Destek: Tik Sorunlarında Çevrenin Etkisi
Bireylerde tiklerin oluşmasında, genetik faktörlerin yanı sıra çevrenin de etkili olduğu ileri sürülmüştür. Çevre, tik bozukluklarının genetik yatkınlığın hangi düzeyde kronik bozukluğa dönüşeceğini belirler. Tiklerin görülme sıklığında ve şiddetinde; stres, doğumdan önce annenin kusması ve sigara içmesi, travma, androjenlere maruz kalma ve yorgunluğun etkili olduğu görülmektedir. Bunlara ek olarak çocukların ve ergenlerin yaşamış olduğu duygusal problemler, olumsuz arkadaşlık ilişkileri, uygun olmayan aile ortamı sayılabilir. Aile ortamının çocuklardaki tikler bozukluklarına olan etkisine yönelik yapılan bir çalışmada; tek yumurta ikizlerde TS sıklığı ve şiddetindeki benzerlik oranı %53 iken, çift yumurta ikizlerinde bu oran %8. Ayrıca tek yumurta ikizlerde diğer tik bozukluklarının sıklığı ve şiddetindeki benzerlik oranı %77 iken, çift yumurta ikizlerinde bu oran %23 olarak tespit edilmiştir. Aile ile ilgili yapılmış çalışmalara bakıldığında. Tiki olan kişilerin birinci derece akrabalarında da daha sık tik bozukluğunun olduğu görüldü. Amerika ve Avrupa örnekleminin kullanıldığı çalışmalarda birinci derece aile bireylerinde TS yaygınlığı %10-15, diğer tik bozuklukları sıklığı ise %15-20 arasında değişmektedir. Japon TS’li bireylerin birinci derece akrabaları, Amerika ve Avrupa örnekleriyle karşılaştırıldığında, önemli ölçüde daha düşük TS %2 ve diğer tik bozuklukları %12 oranlarına sahiptir. Tanımlanmış veya tanımlanamamış tik bozukluklarında bugüne kadar üzerinde çalışılan tüm konuların veya genetik faktörlerin tek başına etkili olmadığı, çevrenin de tikler ve tiklerle ilgili davranışların şekillenmesinde veya bunların şiddetinin seviyesinde etkilemede rol alabileceği düşünüldüğünde bunlarla ilgili daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç olduğu söylenebilir. Nitekim, annenin doğum sırası ve doğum sonrasındaki ilk birkaç haftasındaki şiddetli kusması, mide bulantısı gibi doğum komplikasyonları çocuklarda görülen tiklerin şiddetini %50 oranında etkilemektedir. Ayrıca annenin stresli bir yaşam sürmesi de tiklerin şiddetini ve çocuğun psikososyal durumu etkilemektedir. Erken doğan çocukların DEHB ve tik bozukluğunun oluşma ihtimalinin yüksek olduğu ve aynı zamanda TS’nin de gelişme riskinin yüksek olduğu görülmüştür. Danimarka’da doğum öncesi sigara içen annelere yönelik yapılan bir çalışmada, çocukların TS ve kronik tik bozukluğu geliştirme riskinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. TS ile OKB’nin birlikte görülmesinde annenin gebelik döneminde annenin stresli olması, şiddetli bir şekilde midesinin bulanması, kusması, alkol alması, kafein alması ve sigara içmesi gibi çevresel sorunlar rol oynamaktadır.
Tik bozuklukları konusunda bilgi ve danışmalık almak istiyorsanız lütfen mail atınız veya 0553 425 94 10 nolu numardan ulaşabilrsiniz.
Dr. Psikolojik Danışman Ahmet TOPLU

