Kahramanmaraş'ta Psikojik Destek: Tik sorunlarına Karşı Çevresel Müdahalelerin Etkisi Var mıdır?

Kahramanmaraş'ta Psikojik Destek: Tik sorunlarına Karşı Çevresel Müdahalelerin Etkisi Var mıdır?

 Bu çalışmada, tikleri etkileyen genetik faktörlerinin ya nında çevresel sorunlara karşı eğitsel yaklaşımların da önemli olduğu belirtilmektedir. Tik bozuklukları kronik olarak görülen davranış problemleridir. Tik bozuklukları nın sıklığının ve şiddetinin azaltılmasında öncelikli olarak destekleyici hizmetler ve eğitim hizmetleri tercih edilmek tedir. Daha az tercih edilen ilaçlar ise ikinci bir seçenektir. Burada ise tik bozukluklarının olumsuz etkisini en aza indirecek eğitsel müdahaleler kısmına odaklanılmalıdır. Tik bozukluklarının iyileştirilmesi çalışmalarının genel likle çocukluk ve ergenlik döneminde yapıldığı görülmek tedir. Çünkü tik bozuklukları çocuklukta görülmeye başlayıp, ergenlikte zirveye ulaşmakta ve yetişkinlikle bir likte azalmalar görülerek daha sonraki dönemde belirgin bir şekilde azalmaktadır.Bu bakımdan tik bozuklarının olumsuz etkisini azaltmak için çocuk ve ergenlere yönelik eğitsel müdahalelerin neler olduğuna yönelik farkındalığın oluşturulması önemlidir. Bu açıdan alan uzmanı eğitimci lerin çocuğun okuldaki öğretmenini ve okul yöneticilerini iyi bir şekilde eğitilerek çocuğa destekleyici, rahatlatıcı bir eğitim ortamının sağlanmasına zemin hazırlamalıdır. Çocuğun ebeveynler ve öğretmenlerinin iş birliği içinde tikler konusunda gereken eğitimi almaları önemlidir. Ayrıca çocuktaki tik davranışının görmezden gelinmesi, çocuğun sınıf arkadaşları tarafından olumsuz bir duruma maruz kal masının engellenmesi, çocuğun stresten uzak tutulmasının yanı sıra çocuğun özgüven becerisinin geliştirilmesi de tik lerinin azaltılmasına katkı sağlayacaktır. TS’li kişilerde akran ilişkileri ve uyum problemleri ile ilgili yapılan çalış malar, bu çocuklara yönelik sosyal beceri eğitimlerinin ve okullarda tik bozukluklarıyla ilişkili damgalanmayı azalt mayı amaçlayan akran eğitimi programlarının önemini be lirtmiş; bu tür psiko-sosyal müdahalelere olan ihtiyacı vurgulanmıştır. Bu çalışmalarda aynı zamanda DEHB’nin tikleri olan çocukların duygusal yaşamları için oluşturduğu riskler de vurgulanmıştır. Uygun psikososyal, eğitimsel ve tedavi müdahaleleri ile birlikte DEHB’in erken teşhisi, duygusal problemleri azaltabilir ve bu çocuklar için daha uzun vadeli psikososyal uyum kurmaya katkı sağlayabilir. Ayrıca yapılan çalışmalarda, ebeveynlerin de strese daha yapıcı tepki vermelerine yardımcı olmalarının, tikli çocuklarının duygusal yaşamına önemli ölçüde fayda sağ layabileceği belirtilmiştir. Tik bozukluklarıyla müdahalede en etkili yollardan biri de davranışçı terapi yöntemidir. Bu terapi tiklerin şiddetinin azaltmada etkili bir şekilde kulla nılmaktadır. Tik bozuklukları etkisinin azaltılması için; alışkanlıkların tersine çevrilmesi eğitimi, işlevsel bazlı olan müdahaleler, gevşeme egzersizleri, maruz bırakma ve tep kiyi azaltma gibi davranışçı teknikler kullanılmaktadır. Bu tür müdahalelerde 9 yaşının üzerindeki çocukların ve eriş kinlerin çoğunluğunun tiklerinin azalması en az 6 ay sür düğü görülmüştür. Bu müdahaleler genelde 9 yaşının altındaki çocuklarda daha etkili olabilmekte fakat buna yö nelik yapılmış yeterince çalışma bulunmamaktadır.

Sonuç

Bu çalışmada tik bozukluklarının genetik yatkınlığının yanı sıra tik bozukluklarının sıklığını ve şiddetini etkile yen çevresel sorunlara karşı eğitsel müdahalelerin neler olduğuna yönelik bir farkındalık oluşturulmak istenmiş tir. Tik bozuklukları genellikle olumlu bir seyir gösterir. Yaşamın ilk yıllarında görülmeye başlanır. Daha sonraki dönemlerde sıklığında ve şiddetinde değişiklik olabilir. Ergenlik döneminde ise tikler zirve yapar. Ergenlikten sonra ise giderek azalır ve işlevselliği sorun olmayacak şekilde orta ve hafif şiddetinde görülmeye devam eder. Erişkinlik döneminde ise %80 oranında azalır. Tik bo zukluklarının gidişatını ve sonlanmasını etkileyen fak törler ise aile öyküsü, saldırgan davranışlar, ince motor kaslarının zayıflığı, tiklerin şiddeti ve sıklığı, DEHB VE OKB’nin eşlik etmesi gibi faktörlerin olduğu görülmek tedir. Tik bozukluğunun okullarda öğrencilerin içe ka panmalarını, akranları ile iletişim kurmalarını ve akademik başarılarını olumsuz yönde etkilediği görül mektedir. Bu bakımdan okullarda çalışan psikolojik da nışmanlara oldukça iş düşmektedir. Bu açıdan öğrenci, öğretmen ve velilerle iş birliği içinde olunarak sağlıklı bir okul ikliminin oluşturulmasının yararlı olacağı düşünül mektedir

Dr. Psikolojik Danışman

  Ahmet TOPLU

Telefon
WhatsApp
İnstagram
Telegram