Kahramanmaraş Psikolog/Terapi: Ayrılık kaygısı
Korku ve kaygı kavramlarının ayrımlarına yönelik nörobiyolojik yaklaşımların çoğu, genel olarak benzer ölçütler kullanmasına rağmen aralarında ciddi farklılıkların olmadığını ortaya koymuştur (Perusini ve Fanselow, 2015). Annenin çocuğunu kaybetmesine yönelik yaşadığı korku belirtilerinin DSM-5 tanı kriterlerindeki kaygı bozukluğu ölçütleri ile ilişkili olduğu görülmektedir. DSM-IV kriterlerine göre bunlardan birincisi; evden veya bağlandığı başlıca kişilerden ayrıldığında veya ayrılık beklediğinde aşırı bir şekilde kaygılanmasıdır. İkincisi; bağlandığı kişileri yitireceğine veya onlara kötü bir şey olacağına yönelik aşırı kaygı duymasıdır. Son olarak üçüncüsü ise kötü bir olayın bağlandığı kişiden ayrılacağına yönelik devamlı ve aşırı kaygı duymasıdır. Bu açıklamalara göre kaygı, kaynağı belli olmayan veya olumsuz bir durum olacağı korkusundan kaynaklanan huzursuzluk ve gerginlik hissidir (Türkbay, 1999).
Kaygı, insanların ilk keşfettikleri duygulardan bir tanesi olup bunun da ilk olarak ayrılma kaygısı olduğu düşünülmektedir (Ruppert, 2011). Ayrılık kaygısı yaşayan çocukların bir bağlanma figüründen ayrılması durumunda, gerçekçi olmayan ve aşırı korku yaşamasdır (Schneider ve diğerleri, 2010) .Bowlby’e(2014) göre anne ile bağın kopma tehlikesine ve ayrılmasına karşı verilen ilk tepkilerden biri de korkudur. Çocukların gelişiminde karşılaştıkları korkulardan birtanesi de kaygıdır. Çocuklar gelişimlerinde anneden ayrılma kaygısı, sosyal kaygı ve okula yönelik kaygı şekilleri görülmektedir. Anneden ayrıldıktan sonra çocuğun bilmeği, tanımadığı bir yere gitmesi okul öncesinde yaşanan bir durumdur. Yaşanan bu durum çocuğun çevresine uyum kurmasını engellediği görülmektedir (Akman, 1994). Aslında çocukta oluşan korkunun temelinde ebeveynlerin çocuklarından ayrılmalarına yönelik kaygılarının neden olduğu düşünülebilir. Örneğin; bir annenin çocuğuna sensiz ben bir dakika bile yaşamam, sen iyiki varsın hep seni düşünüyorum gibi şeyler söylerse çocuğunun kaygısının artmasına neden olduğu düşünülebilir. Çocukların ailelerinden ayrı kalma korkularının yanında bazen annelerinde de çocuklarından ayrı kalacağına yönelik korkularının olması aslında çocukluktan gelen yaşantısal bir durumdan kaynaklandığı görülmektedir.
Dr. Psk. D. Ahmet TOPLU

